Kavgacı Siyam balığı

Eşanlamlılar:Betta trifasciata, Betta pugnax
Habitat:Tayland, Kamboçya, Laos
Büyüklük:7 cm
Davranış:Türe uygun karma akvaryumlar için.
Beslenme:Karnivor; etçil.
Üreme:Su yüzeyinde köpükten yuva
Su şartları:pH: 7, Sıcaklık: 24-30°C
En küçük akvaryum:30 cm
Yüzme seviyesi:Üst
Bakım:Biraz tecrübe gerektirir

Canlı renkleriyle akvaryumları süsle­yen bu balığın bir adı da kavgacı Siyam balığıdır. Bütün öbür hayvanlar gibi balıklar da belirli zamanlarda, özellikle üreme mevsi­minde birbirleriyle dövüşürler. Ama küçük bir balık olan beta (Betta splendens) öylesine hırçın ve kavgacıdır ki, anayurdu olan Tay­land'da (eski Siyam) özel beta dövüşleri düzenlenir.

İki erkek beta aynı kaba konduğunda, içlerinden biri ölünceye kadar kıyasıya dövü­şürler. Doğadaki yaşam ortamından alınan bir beta ancak bir saat kadar yaşayabildiği halde, Taylandlılar yüzlerce yıldır melezledik-leri betalar arasından 10 saat dövüşebilen şampiyonlar yetiştirmişlerdir. Bu beta dövüş­lerinde, tıpkı horoz dövüşlerinde olduğu gibi, izleyiciler hangi balığın yeneceği konusunda bahse tutuşurlar.

Erkek betalar güzelliklerinin yanında kavgacılıklarıyla ünlüdürler. Doğada geniş alanda genellikle seremonileşmiş gövde gösterilerinden sonra zayıf tarafın kaçmasıyla sona eren zararsız karşılaşmalar, dar akvaryumlarda ölümüne mücadelelere dönüşür. Tayland'da tıpkı dövüş köpekleri gibi, dövüş betaları yetiştirilir. Dövüşçüler hep kısa güzgeçleriyle daha güçlü vahşi erkek betalardan seçilir. Taraflar dar bir su kabına konduklarında yeni ortamın vediği çekingenlikten çok çabuk kurtulup, ilk safhada rakipler birbirlerine solungaç ve yüzgeç kabartarak gözdağı vermeye başlarlar.

İkinci safhada yanal salınımlarla kuyruklarıyla suyu hasımlarına karşı itip şaşılacak kadar güçlü su akıntıları oluşturarak güç gösterisi yaparlar. Üçüncü safhada artık hassas solungaç ve göz çevresini ısırmak üzere gerçek saldırılar başlar. Taraflar bir açık yakalamak için hızla biribirlerinin çevresinde dönmeye başlarlar. En tehlikeli dördüncü safhada ise taraflar rakiplerini ağızlarından yakalayarak tabana doğru bastırmaya, böylece olabildiğince uzun süre yüzeyden hava almalarını engellemeye çalışırlar. Bu dövüş aşamaları tekrar başa dönerek sonuncusuna gelerek saatlerce sürebilir. Birçok zaman da her iki taraf dövüş sonrası bitkinlikten ölür.
Kavgacılıkları dışında çarpıcı renkleri ve güzel görünümleriyle dikkati çeken betalar, dünyanın hemen her yerinde akvaryum me­raklılarının en sevdiği balıklardandır.

Görünüş:
En güzel akvaryum balıklarından olan tül kuyruklu betaların doğada Güney Doğu Asya'da yaşayan vahşi örnekleri kısa yüzgeçli ve mat renklidirler. Bu vahşi betalarda da üreme veya bir rakibe boy gösterme zamanlarında mat renklerin parlak kırmızıyla mavinin tonlarına dönüştüğü gözlenir.

Doğada yalnızca kahverengi ya da yeşilimsi renkte olan bu balıkların çaprazlamayla üretilmiş örneklerinde erkekler mavi, kırmızı, yeşil ve eflatun renkleriyle göz alır. Yüzgeçleri de doğadaki örneklerinden daha geniş ve göste­rişlidir. Üstelik akvaryum için üretilmiş beta­ların erkekleri doğadaki kadar hırçın ve kav­gacı değildir; gene de iki erkeği aynı akvaryu­ma koymak gerektiğinde aralarını bir cam bölmeyle ayırmak gerekir. Camdan birbirleri­ni gören betalar, yüzgeçlerini gerip bu bölme­nin önünde gidip gelerek dövüşmeye hazırla­nırlar.

Bir tatlı su balığı olan betanın doğal yaşama alanı gölcükler, akaçlama kanalları ve akarsu­ların durgun kesimleridir. Anofel denen sıtma sivrisineği de bu durgun sularda ürediği için, sivrisineğin larvalarıyla beslenen beta, sıtma savaşının doğal yardımcılarından sayılır: Be­tanın yaşadığı durgun sularda hem oksijen az olduğundan, hem de solungaçları öbür balık-larınki gibi sudan oksijeni almaya pek elveriş­li olmadığından, hayvanın solungaçlarının üs­tünde özel bir solunum organı vardır. Bu yüzden betalar ara sıra su yüzeyine çıkar ve ağızlarını havayla doldurarak, bu organ aracı­lığıyla havanın oksijenini solurlar.

Cinsiyet ayrımı:
Yavru betalarda 3. aydan sonra cinsiyet ayrımı yapılabilir. Erkekler daha geniş yüzgeçli ve parlak renklidirler. Dişilerin karınlarında ise toplu iğne başı büyüklüğünde beyaz bir nokta gözlenir.

Betaların üreme davranışı da çok ilginçtir. Yumurtaların ve yumurtadan çıkan yavrula­rın bakımını, öbür balıklardaki gibi dişi değil erkek üstlenir. Üreme mevsimi geldiğinde, erkek beta su yüzeyine hava üfleyerek kabar­cıklar oluşturur. Sonra vücudundan sümüksü bir sıvı salgılayarak kabarcıkları bu maddeyle kaplar. Böylece birbirine sıkıca yapışan ka­barcıklar su üzerinde sal gibi yüzen bir küme oluşturur. Dişi balık yumurtalarını bu kabar­cıkların arasına bırakır ve erkek beta, küme­den ayrılıp düşen yumurtaları ağzıyla yakala­yıp yeniden yerine yerleştirir.

Beslenme:
Betalar gençken (3 aydan önce) kuru yemlere alıştırılabilirler; fakat ileriki yaşlarda canlı yem verilen balıklarda kuru yeme dönüş çok zordur. Doğal ortamlarında en çok sivrisinek larvalarıyla beslenirler.

Akvaryumculukta amaç bu güzel balıkları tabii ki sadistçe dövüştürmek değil, olabildiğince iyi şartlar altında -bitkilendirilmiş ve yeterince geniş akvaryumlarda- yaşatmaktır.

Kavanozda Beta, akvaryumda Beta!
Küçüklüklerinden itibaren yeterince geniş akvaryumlarda beslenen Betalar çok canlı ve sağlıklı olurlar. Yüzgeçlerinin, renklerinin ve hareketlerinin güzelliklerini sonuna kadar gösterirler. Mutsuz kavanoz Betaları ise sarkan yüzgeçleriyle süklüm püklüm bir görüntü sergilerler. Bir akvaryuma konulduklarında bir süre yüzdükten sonra yorulup dibe çökerler.

Üretimde de sağlıklı akvaryum Betalarından çok daha iyi sonuç alınır. Yuvayı yapacak, dişiye kur yapacak ve sonra yavrulara bakacak enerjiyi zor (veya hiç) bulamayan kavanoz betaları genellikle üreme sürecinden kısa bir süre sonra ölürler. Betayı kavanozda yaşatmak sağlıksızlığının yanında acımasızlıktır da. Gerekli akvaryum şartları ve bakımı: En uygunu, iyi bitkilendirilmiş küçük veya orta büyüklükteki akvaryumlardır. Örneğin 60x30x30 (30 cm yükseklik) tek bir erkek Betanın Neon veya Rasbora gibi sakin balıklarla bir arada tutulduğu bir akvaryum için yeterli bir ölçüdür.

Biraz daha genişçe bir akvaryumda ise Mozayik Gurami gibi sakin labirentli türleriyle beraber beslenebilirler. Akvaryumda Tetrazon gibi Betanın tül kuyruklarını kopartacak bir balık türü bulunmamalıdır. Dişiler ancak üretim amaçlı olarak yumurtlamaya hazır olduklarında erkek balıkların yanına konulmalıdırlar; aksi taktirde sürekli kovalanıp hırpalanabilirler. Ender olarak da sürekli tartaklanan bir dişinin artık canına tak edip erkek balığa saldırdığı ve uzun yüzgeçlerini bir anda parçaladığı gözlenir. Birden çok dişi ise sorunsuzca genişçe bir akvaryumda beslenebilir. Bitkilendirmede Cryptocoryne wendtii gibi taban bitkilerinin yanında Riccia fluitans veya Salvinia cucullata gibi yüzer türlere de yer verilmelidir.bu köpükten yuva­yı özenle korur, gerektiğinde onarır ve başka balıkları, hatta dişisini bile yumurtalara yak­laştırmaz. Yumurtadan çıkan yavruları, ken­dilerine bakabilecek duruma gelinceye kadar koruyup gözetmek gene erkeğin görevidir.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

Balık Ve Hayat

Sadece balıkla beslenip hiçbir gıda eksikliği olmadan yaşam sürdürmek mümkün olduğunu?

Bu şekilde tektip beslenme ile eksiksiz beslenilecek başka bir gıdanın olmadığını BILIYORMUYDUNUZ?

Rabbıme Şükürler Olsun!!!